Diş Eti Şişmesi

dis.eti.kanamalari[1]

İnsanlar için ağız ve diş bakımı önemlidir. İnsanların korktukları bir diş hastalığı da diş eti şişmesidir. Diş Eti şişmesi sanıldığı kadar korku duyulan bir hastalık değildir. Diş eti şişmesine düzgün bir bakım yaptığınız takdirde bu hastalıkdan korunabilir ve onu engelliyebilirsiniz.

Diş eti şişmesi diş eti üzerinde görülen ağrı yapan bir ülser hastalığıdır. Solgun bir sarı kırmızıyla çevrilidir. Bu hastalık bayanlarda daha çok görülmektedir. Toplumun %15-%30 civarı bu hastalığa yakalanmaktadır.

Bu hastalığın sebeblerinden bazıları Stres faktörü, Travma geçirmek, yanlış tür diş macunu kullanmak, Vitamin, mineral eksiklikleri gösterilebilir. Genelde bu faktörler hastalığın temel sebebleri arasında yer alır. Bu hastalıkda ilaç kullanmasınızı tavsiye etmiyorum. Yine en iyi yöntem doktorun tavsiyesidir bence.

Diş Macunu

diş macunu (3)

Diş macunu ağız ve diş sağlığı bakımından önemli bir yere sahiptir. Diş macunu kalitesi sağlığınızın kalitesi anlamınada gelmektedir. Güzel bir diş macunu daha kısa bir zamanda daha beyaz dişler elde etmek anlamına gelebilir.

Diş Macunu seçerken insanlar dikkatli olmalıdırlar. Herhangi bir diş macunu alıp bu işi geçiştirmemeliler. Günümüzde pek çok diş macunu piyasada bulunmaktadır. Genelde fiyatından ve dış kabından kolay ayırt edebiliriz. Tabi markayı saymıyorum bile. Artık bazı diş macunu markaları kalıplaşmış durumda. Yani ipana, colgate bunlardan bazılarıdır.

Unutmayın diş macunu ile en kolay ağız ve diş sağlığı bakımını yapabilirsiniz. Tabi diş fırçası ile birlikte.

Lamine Yöntemi ile Dişlerin Kötü Görüntüsünden Kurtulma

Lamine yöntemi, birçok diş bozukluğuna uygulanabilen kozmetik bir çözüm. Tırnak kalınlığında, istenen renk, boy ve formda özel olarak hazırlanmış porselen yaprakların dişlerin ön yüzüne yapıştırılması esasına dayanıyor.

Birçok diş bozukluğuna uygulanabilen kozmetik yöntem Lamine Yöntemi dişte oluşan çirkin görüntülerin saklamaya imkan sunuyor. Uygulamaya dair soruları Dentalform’dan Diş Hekimi Şölen Arslan’a cevapladı:

Lamina yönteminde uygulama nasıl gerçekleşiyor?
Porselenden imal edilen ve yaprak dediğimiz tabakalar, çok ince, ortalama 0,7 mm kalınlığında oluyor ve bu yapraklar ışık geçirgenliğine sahip.

Öncelikle kişinin ağız ve diş yapısına göre, hastanın kendi dişlerinden ölçü alınarak tasarlanıyor. Laboratuar ortamında döküldükten sonra tek tek dişler üzerine yapıştırılıyor.

Porselen tabakaların dişlere tamamen uyumu gerekiyor mu?
Bu çok önemli onun için de oldukça hassas bir teknik. İyi bir klinik ve laboratuar çalışması gerektiriyor.

Hekimin ve diş teknisyeninin bu konu üzerindeki teknik bilgisinin, estetik görüşünün yeteneğinin gelişmiş olması da başarı oranını artıran faktörler.

Tedavi ne kadar sürüyor?

Tedavinin laboratuar aşaması 7/10 gündür. İyi bir ağız bakımıyla yıllarca kendi dişiniz gibi kullanılabiliyor.

Kimlere uygulanabilir?

Aslında birçok problem bu yöntemle çok kısa sürede çözüme kavuşmuş oluyor.

Ön dişlerinde kırık olanlar, dişleri arasında renk farklılıkları olanlar, çarpık dişleri olanlar, diş araları açık olanlar… Hemen herkese yapılabilir.

Güzel bir gülüşe sahip olmayı herkes ister. Uygulanan bu yöntem ile güzel gülüşe sahip olmak arasında bir ilişki var mı?

Güzel gülüş dediğimiz geniş bir U şeklinde olan gülüştür. Bu yöntemle dişler hiçbir şekilde zarar görmüyor.

Çünkü çok ince dökülüyor bu porselen tırnaklar ve üzerinde aşındırma yapmadan dişe yapıştırılıyor. U formunu oluşturmak için üst ön sıradaki dişlerin boyuyla oynanabiliyor.

Ön dişlerin üzerine yapışan yapraklar dudakları da çok hafif kaldırıyor. Bu da ağıza hoş bir form katıyor.

Ayrıca uygulamaya geçmeden önce plot bir tasarımla tedaviden ağzınızın ve dişlerinizin nasıl görüneceği hakkında fikir sahibi olabiliyorsunuz.

Avantajlarından söz eder misiniz?

Dişi en iyi koruyabilen ve kısa süren bir tedavi yöntemidir. Porselen tabakalar çok doğal görünür ve dişlerle bütünleşir.

Çok iyi cilalanmış porselen yüzeyi nedeniyle diş taşı oluşumu çok nadir görülür. Kahve, çay gibi içecekler yüzünden renk değiştirmez.

Mineye sıkıca yapıştırıldığından kırılmaya karşı dirençlidir. Her şeyden önemlisi dişlerin doğal yapısı bozulmaz ve istenilen estetik özelliklere göre bir form oluşturmaya izin verir.

Diş hiçbir şekilde zarar görmüyor mu tabakaları yapıştırırken?

Sadece genel bir diş temizliği yapılır ve hiçbir dişin kesilmesine, küçültülmesine gerek kalmadan yöntem uygulanır.

Dezavantajı var mı?

Dezavantajı neredeyse hiç yok. Yöntem, dişlerinizin sağlığını ve görünüşünü en az 10 yıl korumanızı da sağlıyor.

Lamine yöntemi kimlere uygulanabilir?

- Kırık veya çarpık dişleri olanlar

- Dişler arasında seviye ve renk farklılıkları olanlar

- Diş aralarında açık bulunanlar

- Hatalı fırçalama nedeniyle ön yüzeyleri aşınmış dişlere sahip olanlar

- Dişlerinin renginden memnun olmayan kişiler

- Dişlerinin şeklinden memnun olmayanlar(uzun, kısa, küçük dişleri olanlar)

- Güldüğünde dişeti normalden fazla görünen kişiler.

Diş Beyazlatma Hakkında Merak Edilenler

Uzmanlar, kullanılan ilaçlar, diş dolguları, beslenme alışkanlıkları ve diş travması gibi nedenlerle ortaya çıkan dişlerdeki renklenmelerin profesyonel diş beyazlatma yöntemleri ile giderilebildiğini belirtiyor.

Bazı ilaçlar, yiyecek, içecekler, diş travması, kök kanalı dolguları zamanla dişlerde renkleşmelere neden olurlar. Bazı renkleşmeler yüzeyselken, bazıları içseldir. Profesyonel diş beyazlatma yöntemleri ile dişlerdeki renkleşmeler güvenle giderilebilmektedir.

Diş beyazlatmanın mekanizması
Beyazlatma olayı karbamid peroksit ve hidrojen peroksitin dişin mine ve dentin tabakasından geçerek diş renklenmesine neden olan renkli molekülleri parçalamasıyla gerçekleşir. Bu işlemle dişin yapısı değişmez, dişin iç rengi daha açık hale gelir. Dişin yapısı beyazlatma ajanlarından zarar görmez.

Diş beyazlatma nasıl yapılır?
İki tür beyazlatma yöntemi vardır:
1. Hekimin direkt klinikte uyguladığı Office Bleaching yöntemi
2. Hastaya ağza uygun kaşık hazırlattırılarak evde uygulattırılan Home Bleaching yöntemi.

Diş hekiminin değerlendirmesine göre bu yöntemlerin bir tanesi veya ikisi kombine olarak uygulanabilir.

Ağartma diş hassasiyetine neden olur mu?
Diş hassasiyeti ağartmanın bir yan etkisidir. Kişiye göre değişir. Kimisinde çok hafifken, kiminde daha şiddetli olabilir. Diş hekiminin değerlendirmesine göre hassasiyetin fazla olduğu vakalarda, tedavi esnasında hassasiyet giderici flor jelleri, v.s uygulanabilir. Bu hassasiyet geçicidir ve tedavi tamamlandıktan sonra kaybolmaktadır.

Tedavinin kalıcılığı ne kadardır?
Bu olay hastanın beslenme ve yaşam alışkanlıklarına göre değişebildiği için, kesin bir süre söylemek zordur. Ancak yılda bir tekrar önerilir. Beyazlatma tekrarı güvenlidir ve ilk beyazlatmaya göre çok daha kısa sürede sonuç alınır.

Ağızdaki Bakteriler Ağız Kokusuna Sebep Oluyor

Ağız kokusunun başlıca sebebi bakterilerdir. Bunları azaltmak için ise her yemekten sonra dişleri fırçalamak çok önemlidir.

Nefesimizin kötü kokmasından hiçbirimiz hoşlanmayız. Kötü kokan bir ağız ve nefes hayatımızın her alanında bizi birçok olumsuzlukla baş başa bırakır. Ağız kokusunun başlıca sebebi ağzımızda yaşayan bakterilerin ürettiği hidrojen sülfid gibi kuvvetli sülfür gazlarından olan volatil sülfür bileşikleridir. O nedenle ağzımızda yaşayan bakteri sayısını mümkün olduğunca azaltmaya çalışmalıyız. Bunun içinde her yemekten sonra dişleri fırçalamak çok önemlidir.

Ağız kokusunun en önemli sebeplerinden birisi de diş taşlarıdır. Diş taşları ağızda kalan yemek artıklarının üzerine tükürükten gelen minerallerin çökelmesiyle oluşur. Diş taşları oluştuktan sonra dişleri fırçalamakla bu taşları temizleyemezsiniz. Ancak bir diş hekimi bu temizliği yapabilir. Diş taşları temizlenmezse dişetlerinde iltihap oluşturur. Diş eti iltihapları dişetlerinde kanama, kemikte yıkım ve sağlam dişlerin sallanıp düşmesine sebep olur. Diş taşlarını temizletmenin dişlere hiçbir zararı yoktur.

Ağzımızdaki çürükler, kötü yapılmış dolgular, eskimiş ve kötü protezler de ağızda koku yaparlar. Çünkü bu ortamlar yemek artıklarının kolayca biriktiği ve bakterilerin rahatça üreyebildiği yerlerdir.

Ağız kokusunun diğer sebepleri arasında sigara ve alkol kullanımı, sürekli ağızdan nefes alıp verme, ağız kuruluğu, solunum yolu iltihapları, kronik sinüzit, sindirim sistemi hastalıkları böbrek hastalıkları ve diabet sayılabilir.

Ağız kokusunu önlemek için tavsiye:
Ağzınızdaki eskimiş dolguları, kötü protezleri değiştirtin. Çürüklerinizi tedavi ettirin. 6 ayda bir diş hekimine giderek düzenli kontrollerinizi yaptırın ve gerekliyse diş taşlarınızı temizlettirin.

Diş röntgeninde kanseri tehlikesi

Diş ve çene hastalıklarının teşhisinde ve uygulanan tedavinin takibi için diş röntgeninin yaygın olarak kullanıldığını belirten uzmanlar, diş röntgeninin tiroid kanseri riski nedeniyle 18 yaş altındaki hastalara çektirilememesi gerektiğini söylüyor.

Tiroidoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Cumali Aktolun, İngiltere’de yapılan bir araştırmanın, diş röntgenlerinin yaydığı radyasyonun tiroid kanserinde rol oynayabileceğini ortaya çıkardığını bildirdi.

Aktolun yaptığı açıklamada, diş ve çene hastalıklarının teşhisinde ve uygulanan tedavinin takibi için diş röntgeninin yaygın olarak kullanıldığını belirtti.

Diş röntgeni çekimi için X-ışını radyasyonu yayan makinelerin kullanıldığını ifade eden Aktolun, bu makineden X-ışını çıktığını, diş ve çeneye ulaşırken çevresinde bulunan diğer dokulara da etki ettiğini söyledi. Çeneye en yakın organlardan birinin tiroid olduğunu anlatan Aktolun, bu nedenle diş röntgeni çekiminde tiroid organına, X-ışını adlı radyasyonun ulaştığını ve zarar verdiğini savundu.

Tuz Dişleri Aşındırıyor

Çay ve sigara gibi dişte sarı bir tabaka bırakan faktörlere karşı dişin tuz ve karbonatla fırçalanması dişi aşındırıyor.

Diş Hekimleri diş temizliği için fırça ve macundan başka bir şey önermediklerini belirtiyor.

Uzmanlar, dişlerin daha iyi temizlenmesi ve beyazlaması için tuz ve karbonatla fırçalandığını, ancak bunun doğru olmadığını söylüyori.

“Diş sağlığı açısından uygun sertlikte bir fırça ve macundan başka hiçbir şey önermiyoruz. Dişlerin tuz ve karbonatla fırçalandığı ülkemizde bir gerçek. Ancak bu çok yanlış. Dişleri karbonatla temizlemek aşınmaya sebep olur.

Aşınmada dişte hassasiyeti başlatır ve diş kayıplarına kadar gidebilir. Dişinde çürük olmadığı halde bu tarz fırçalamalar sebebiyle dişi aşınanların dişlerini kaplamak sorunda kalıyoruz. Çünkü aşınmış dişler soğuk, sıcak besinler ile temasta büyük acı veriyor.”

Beni yukari isinla